KekelemeKekelemek, bir insanın kasıtsız olarak damak sesleriyle ba?layan kelimeleri ve heceleri tekrarlamasına, uzatmasına veya kesmesine verilen tanımlamadır. Bu konuşma kısıtlamasına sahip ki?ilere kekeme denir.

Toplumda % 3 oranında görülmektedir. Çocuklarda genellikle ailedeki daha küçük çocuklarda görülmektedir. Erkeklerde kadınlara göre 3-4 kat daha çok görülmektedir.Ketsel kesimlerde kırsala göre daha çok gözlenmektedir. En çok 2-7 ya? arasında görülmekte olup, ortalama başlangıç ya?? 5 yas civarıdır.

Daha ya?l? kekemelik vakalarının daha çok durakladıklar?, hava akımlarındaki kesilmelerin , ses tellerine uygulanan basıncın, iletişim kurma korkularının daha yüksek olduğu ve konuşma durumlarından kaçınmanın daha çok görüldüğü saptanm??.

Genel olarak erkek çocukların kızlara göre daha karma??k düzeyde kekelemelerinin olup, daha çok kekeleyerek, daha az kar??larındakilerle göz göze gelmeye çal??t???, iletişim kurmaktan kaçındıklar?, dolayısıyla tedavilerinin de daha uzun sürdü?ü belirlenmi?tir.

Bazı vakalarda eri?kinli?e geçi? döneminde kaybolmakta, bunun dışında tedavi edilmeyen vakalar omur boyu sürmektedir.

Sebepler

Kekelemenin henüz kesin bir sebebi bulunamam??tır. Bazı araştırmalar genlerin veya stresin kekelemeye yol açt???n? göstermektedir. Ayrı bir araştırma ise kekeleme ve Tourrette sendromu adlı hastalık arasında ilişki olduğunu savunmaktadır.

Bazı ailelerde gerilim düzeylerinin yüksek olması ve ortak bir özellik şeklinde bu gerilimin nefes borusu ve ses tellerine iletilmesi ile ilişkili olabildiği ya da beyindeki konuşma merkezi ile ilişkisi olduğu yönünde düşünceler bulunmaktadır. Anne-babada obsesif-kompulsif ki?ilik yapısının varl???na da bu bozuklukta i?aret edilmi?tir. Çocuklukta yaşanan endişe , gerilim ve korkuların da etkilerinin olduğu düşünülmektedir. Bir görü?e göre ki?inin çözümleyemedi?i ve bilinçaltına doğru bastırd??? ruhsal çatışma, korku ya da isteklerinin sonucunda oluşan nevrozların bir görünümü olarak dü?ünülmü?tür. Hastaların % 40-60 kadarında ailelerinde kekemelik öyküsüne rastlanm??tır.

Yabancıların bulunduğu, kalabalık ortamlar, bir otorite konumundaki ki?inin karşısında, telefona yanıt vermek, birinden bir şey istemek, beklenmedik bir durumla hazırlıksız bir şekilde karşılaşma gibi hallerde belirginle?mektedir. Korktukları bu gibi durumlardan kaçınmaya çalışırlar. Söyleyemedikleri bir sözcü?ün yerine hemen bir e?anlaml?sın? getirerek cümleyi tamamlamaya çalışırlar. Adları soruldu?unda yanıtlamakta güçlük çekebilirler. Bu nedenle bu işleri yakınlarındakilere bırakırlar.

Ö?renciler bu nedenle arka sıralarda oturmaya çalışır, parmak kaldırmaz, konuşmalarda dinleyici olmay? ye?ler, yoklamalar alınırken geç yanıt verirler, ya da el kaldırarak kaçınma davranışı gösterirler. Daha çok mimikleriyle yanıt vermeye e?ilimlidirler. Yeni bir şey söylemek ya da istemek yerine başkaları ile ayni fikirde olduklarını ya da ayni ?eyi istediklerini belirtirler. ?stediklerini de?il, söylemesi kolay olan ?eyleri ?smarlarlar.

Yoldaki bir ki?iye adres sormak için durduklarında ilk sesi çıkartmakta güçlük çekebilirler. Bu durumlarda konuşmay? kolaylaştırmak ve o sesi çıkarabilmek için el veya aya?? sallama, aya?? yere vurma, bas ve boyun hareketleri, göz , kas ve dudak hareketleri gibi tikler e?lik edebilir.

Tedavi

Davran?? de?i?ikli?i, nefes al??tırmalar?, gev?eme teknikleri, konuşma terapisi (konuşmanın yava?latılması, konuşma başlangıcının kolaylaştırılmas?, ses düzey kontrolü gibi) yapılmalıdır. Bazı vakalarda ilaç  tedavileri faydal? olmaktadır.