Otoskleroz nedir
Otoskleroz,  öncelikle tek kulakta ba?layarak seyreden sinsi bir hastalık olarak bilinir.  Ço?u kez bebeklik ça??nda ba?lamasına kar?ın ilk belirtileri daha geç ya?lara de?in ortaya çıkmaz; çocuk an­cak ergenlik ça??nda, örneğin bir so?uk  algınl???ndan sonra kulaklarından biri nin daha az i?itti?ini fark eder. Ayn? zamanda kulakta rahatsız edici uğultular­dan da yakınır. Otoskleroz kadınlarda daha sık görülür.
??itme kaybı gittikçe a??rla??r ve öbür kulakta da ortaya çıkar. Hastaların ço?u ancak sa??rla?manın belirgin hale geldiği bu noktada uzman hekime ba?­vurur.
Otoskopla yapılan kulak muayene­sinde genellikle anormal bir bulgu saptanamaz. Kulak zar?  sa?lamdır; ortaku­lak boşluğunda ola?and??? salgı biriki­mi yoktur. Buna karşılık işitme ölçümü (odyometri ve timpanometri) sonuçları ortakula?? ilgilendiren iletim tipi bir bozukluğu ortaya koyar. Bazen zar üzerin­de bölgesel bir pembele?me alanı göz­lenir ve bu durum klinik bulgularla bir­likte değerlendirildi?inde güçlü bir otoskleroz ku?kusu uyandırır.
Otoskleroz birbirini izleyen durakla­ma ve a??rla?ma dönemleriyle ilerler. Kadınlarda a??rla?ma dönemleri âdet çevrimine ve özellikle gebelik, doğum ve emzirme dönemlerine rastlar. Bu ne­denle ilerleyici otosklerozu olan kadın­ların gebe kalmaması önerilir.
Hastalık ilerledikçe sa??rl??a yol açan bozukluğun tipi de?i?ir. Ba?lan­gıçta iletim bozukluğuna bağlı olarak pes tonlar daha az i?itilirken daha sonra sinirsel tip sa??rl??a bağlı olarak tiz ses­ler de az i?itilir. Bu nedenle işitme ölçümünde her iki tip (karma) sa??rl??? da gösteren odyometrik e?ri elde edilir.
Nedenleri
Otosklerozun genel kabul gören nedeni içkulakta yetersiz beslenmeye ba?l? ge­li?im bozukluğudur (distrofl). Kan dola??mıyla iyi beslenemeyen içkulaşm kemikdokusunda anormal bir gelişme görülür. ?çkulakta kulak salyangozu, yanın daire kanalcıkları gibi çok duyar­l? yapılar bulunur. Bunlar oval pencere ve yuvarlak pencere aracıl???yla ortaku­la?a ba?lanır.
Otoksklerozda içkula?ın kemikdo-kusu düzensiz ve a??rı gelişme göstere­rek özellikle oval pencerenin kenarlar?­n? çevirir. Üzengi kemi?i oval pencere­ye yap???r ve normal ko?ullarda oval pencerenin boşluğunda titre?en bu ke­mik hareketsiz kalır. Böylece titre?imle­ri kulak zarından içkulak sıvılarına ile­ten kulak kemikçiklerinin işlevi aksar ve işitme kaybı ortaya çıkar.
Otosklerozda üzengi kemi?inin oval pencereye yap???k olduğu bilinmekle birlikte hastalığın temelindeki kemik distrofisinin nedeni tam bilinmemekte­dir. Bu konudaki de?i?ik kuramların hiçbiri tam geçerli değildir. Otosklerozun bazı ailelerde sık görülmesi, yap?­sal ve kalıtsal etkenlerin ağırlık ta??d?­??n? düşündürürse de eldeki veriler ke­sin değildir.
Otosklerozun kadın cinsel yaşam?­nın evreleriyle sık? ba?lantısı hormonal bir hastalık olabilece?ini düşündür­mü?, ama bu durum da kanıtlanmam??­tır. Benzer biçimde hastalarda vitamin eksikliği de görülmemi?tir. Otoskleroz anormal bir kemikle?me süreci oldu­?undan, hormon ve vitaminlerin etkisi­ni vurgulayan kuram geçerli olabilir, ama bu maddelerin nasıl etki gösterdi­?i açıklanm?? değildir.
Kemikle?me sürecinin incelenmesi otosklerozun nedenleri olarak kalsiyum ve fosfor metabolizmasındaki bozukluk­ların gösterilmesine yol açm??tır. Oysa otoskleroz günümüzde daha çok destek-doku ve ba?doku hastalıkları grubunda değerlendirilmektedir.
Tedavi
Otosklerozun tedavisi karma??ktır ve her olgu ayrı değerlendirilir. Hastalığa kar?? bir korunma önlemi yoktur; has­talık ortaya çıktıktan sonra dikkatle iz­lenmesi gerekir. ??itme kaybı çok a??r olmadıkça tedavi edilebilir, ama cerrahi giri?im dışındaki tedavi sonuçlar?1 yetersizdir. Cerrahi giri?imin hasta eri?kin ya?a ula?tıktan sonra, tam sa­??rlık ortaya çıkmadan ve hastalığın  durakladı?? bir sırada yapılması gerekir. Uzun dönemli sonucu açısından başka güvenilir yol yoktur.
Otosklerozun cerrahi tedavisinde  çeşitli yöntemler denenmi?tir. Günü­müzde daha çok üzengi kemi?inin hare­ketli duruma getirilmesi ya da çıkarıl ması gibi teknikler kullanılmaktadır. Ayrıca antibiyotik tedavisiyle içkulakta tehlikeli iltihapların gelişmesi önlenebilmekte ve ortakulak yapılarının ayrın­tıl? olarak görülmesini sa?layan çiftgöz, mercekli (binoküler) kulak mikroskopunun kullanılmasıyla mikrocerrahi tekniklerinde ba?arı sa?lanmaktadır.
Cerrah? giri?ime olanak vermeyen durumlarda işitme protezi yarar sa?layabilir.Bu alandaki tek­nolojik gelişmeler sayesinde işitme i?­levi artık hiç de?ilse bir ölçüde düzel­tilebilmektedir.