çocuk felci

Çocuk felci
Omurilikteki kasların kasılmasını başlatan, sinir hücrelerine zarar veren  polio virüsü denilen bir mikroptur. Polio bir virüs tarafından oluşturulan çok bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığıdır. Sinir sistemini istila ederek kalıcı felçlere veya ölüme neden olabilir. Her yaşta görülebilir fakat başlıca 3  yaşın altındaki çocukları etkilemektedir. Polio eradike edilebilecek birkaç hastalıktan biridir çünkü insan vücudunun dışında uzun süre yaşayamaz ve etkili ve ucuz bir aşısı mevcuttur.Virüs ağız yoluyla vücuda girerek bağırsaklarda çoğalır,  kalabalık olarak yaşanan yerlerde ve hijyen düzeyi yetersiz olduğunda bulaşma oranı çok yüksektir. Çevre koşularının kötü olduğu yerlerde suların, besinlerin mikroplu dışkı ile kirlenmesi ve kalabalık ortamlarda havaya yayılan mikropların solunmasıyla bulaşır. Hastalığa yakalanan çocuklarda hafif ateş, baş ağrısı, kas ağrıları, bulantı, kusma gibi her hastalıkta görülebilecek ortak bulgular mevcuttur. Bazı çocuklarda hastalık bu bulgularla sınırlı kalırken , bazılarında ise kalıcı felçler meydana gelmektedir. Felçler çok tipik olarak yumuşaktır. Yani kaslar sert ve kasılmış durumda değildir. Felçler genel olarak, çocuğun kendini ayağa kaldırmasında ve yürümesinde güçlük şeklinde ilk bulgularını verir. Çoğu hastada felç olan bacak ya da kolda duyu kaybı yoktur. İğne batırıldığında bunu hissederler. Bir yaşından büyük yaş grubundaki hassas çocuklar ve yetişkinler mikrobu kaptıklarında felç gelişmesi açısından daha büyük risk altındadırlar. Felç gelişen hastalarda ölüm oranı %2 ile % 20 arasında değişmekte ancak beyindeki solunum merkezinin etkilenmesiyle bu oran % 40′a kadar çıkabilmektedir.

Çocuk felci tadavisi
Felçlerin geliştiği sırada vücudun, kol ve bacakların nötral pozisyonda  kol ve bacaklar hafif bükük, yatar pozisyon tutulması gerekir. Solunum kasları ve diyafram tutulmuş ise solunum cihazı ile destek uygulanır. Hastalığın aktif dönemi geçtikten sonra fizik tedavi ve bazı kalıcı felçler için cerrahi yöntemler uygulanmaktadır. Etkeni ortadan kaldıracak bir ilaç tedavisi yoktur.

Çocuk felci aşısı ve korunma

Hastalarla veya gıdalarla temastan sonra el yıkama son derece önemlidir. En etkili korunma yolu ise aşılamadır. Ağızdan ve iğne ile uygulanan iki farklı aşı mevcuttur. Bu aşılar sayesinde çocuk felcinin bütün dünyada yok edilme noktasına yaklaşılmıştır. Ülkemizde de 1998 yılından beri vaka görülmemektedir. Sadece Nijerya ve Yemen gibi bazı ülkelerde aşı yaptırmayan küçük toplumlarda yeni hastalar gözlenmekte, bu nedenle son bir yıldır bu ülke vatandaşları ile temas riski olduğu için hacca giden vatandaşlarımıza çocuk felci aşısı uygulanmaktadır. Aşı ülkemizde 2, 3, 4, 16-24. aylarda ve ilköğretim 5. sınıfta olmak üzere 5 doz şeklinde ağızdan, ücretsiz olarak uygulanmaktadır. İğne ile uygulanan aşı da ülkemizde diğer aşılarla aynı enjektör içerisinde mevcuttur, ancak devlet tarafından geri ödemesi henüz yapılmamaktadır. Ağızdan uygulanan aşı canlı virus içermesi nedeniyle çok nadiren de olsa çocuk felcine benzer bir hastalığa neden olabildiğinden, kısa süre içerisinde iğne ile uygulanan aşıya geçilmesi, birkaç yıl içerisinde de, bütün dünyada hastalığın ortadan kalktığının anlaşılmasıyla birlikte, çocuk felci aşısının uygulamadan kaldırılması planlanmaktadır.

sizde soru ve yorum yazabilirsiniz

blefarit

Blefarit
Gözkapağı nda bulunan bazı bakterilerin aşırı miktarda çoğalmasıyla birlikte gözkapağının şişmesine blefarit denir. Blefaron latincede gözkapağı anlamına gelir. Blefarit,  her iki cinsiyette, her yaşta görülebilir ve oldukça yaygın, süreğen bir hastalıktır, tedaviye rağmen tekrarlayabilir. Blefarit hastalığı, anatomik ve klinik özellikleri açısından ön ve arka blefarit olarak ikiye ayrılır. Ön blefarit te gözkapağının özellikle dış kenarı, kirpik dipleri etkilenir. Ön blefarit, bakterilerin aşırı miktarda çoğalmasına veya derinin yağlı,kepekli olmasına bağlıdır. Arka blefarit ise kapağın göze değen arka kısmını etkiler ve buradaki gözyaşı yağ bezlerinin anormal olmasıyla ilişkilidir.

Vücutta ve gözde başka hastalıklarla birlikte de görülebilir
Blefaritli hastalarda akne rosasea ve seboreik dermatit gibi cilt hastalıkları sık olarak görülür. Bu hastalıklardan ilki, yüz derisinde kızarıklık ve kabalaşma, diğeri ise ciltte aşırı yağlanma ve saç kepeklenmesi gibi belirtilerle kendini gösterir. Blefarit hastalarında, konjonktivit,kirpik batması,kuru göz hastalıklarıda sık görülmektedir.

Blefarit nedeni
Blefarit in gelişmesinde gözkapağında normalde de bulunan bazı bakterilerin aşırı miktarda çoğalması önemli bir rol oynar. Bu bakterilerin artıkları, toksinleri iltihabi belirtilere neden olur. Cildin yağlı olması ve gözkapağındaki yağ bezlerinin anormal olması, bakterilerin çoğalmasını kolaylaştırır. Çeşitli virüsler, allerjik etkenler, ilaçlar, sigara dumanı, kimyasal maddeler de blefarite yol açabilir.

Blefarit belirtileri
Blefarit her iki gözde batma, yanma hissi, kızarıklık, sulanma, kaşıntı, çapaklanma gibi yakınmalara neden olabilir. Gözkapaklarında kızarma, şişlik, kirpiklerde düzensizlik, yapışıklık ve dökülme meydana gelebilir. Blefarit tanısı göz muayenesi ile konur.

Blefarit hangi sorunlara yol açar
Gözkapağı bezlerinde tekrarlayan, akut iltihaplara  arpacık ve sert şişkinliklere şalazyon zemin oluşturabilir. Özellikle yaşlılarda kirpiklerde içe dönmesi, göze batması ve dökülme gibi sorunlar gelişebilir.
Blefarit gözün görme işlevini etkilemez. Çok nadiren gözün kornea tabakasında iltihaba ve görme sorunlarına neden olabilir.
Göziçi ameliyat geçirecek hastalarda, ameliyattan sonra enfeksiyon gelişmesi riskini arttırabilir.

Blefarit tedavisi
Göz kapağı kenarlarının düzenli temizlenmesi ve bakımı tedavinin temelidir, gözkapağı bakımı uzun süre uygulanmalıdır. Bu bakımda önce gözkapağı kenarına, yakmayacak biçimde, sıcak pansuman uygulanır. Böylece birikmiş ve sertleşmiş olan yağlı maddeler, kabuklar yumuşar. Daha sonra ıslak bir gazlı bez ya da kulak pamuğuyla gözkapağı kenarına sürtülür, kirpik dipleri ve çevresindeki birikintiler temizlenir. Son aşamada gözkapağı kenarına antibiyotikli steroidli ilaçlar uygulanır. Gözkapağı temizliği için göz doktorunuz hazır karışımları veya bebek şampuanlarını kullanmanızı tavsiye edebilir. Bazı hastalarayapay gözyaşı damlaları verilebilir.1-2 ay süreyle ağızdan antibiyotik ilaçlar kullanılması da gerebilir.

sizde soru ve yorum yazabilirsiniz

Sayfalar: önceki 1 2 3 4 5 6 7 ...86 87 sonraki