sezeryanSezeryan nedir?
Sezeryan bebeğin anne karnından utaris açılarak çıkarılmas?, yani ameliyattır. Bebe?in  ve anne’nin sa?l???n? tehdit eden her durumda ya da vajinal yolla doğumun imkansız olduğu durumlarda sezeryan yapılır.
Sezeryan ameliyatı dünyanın bildiği en eski ameliyatlardandır. Tıbbın ve teknolojinin ilerlemesiyle ameliyat tekni?i çok geli?mi?tir. Ameliyatların mikropsuz ko?ullarda yapılmas?, kan verilebilmesi, kuvvetli mikrop kırıc? ilaçlar, modern cerrahi malzeme ve genel anestezi vermeden belden yapılan uyu?turma sayesinde ameliyatın tehlikesi çok azalmış, nerdeyse normal doğum kadar tehlikesiz olmu?tur.
Normal ko?ullarda ameliyat 45 dakika kadar sürer. Bebek ameliyat ba?ladıktan yaklaşık 10 dakika sonra çıkarılır. Sonra kesilen katlar dikilir. Bebe?e  ulaşmak için cildden ba?layarak 8 kat tabaka kesilmekte ve sonra dikilmektedir.
Bu tabakalar sırasıyla

  • Cilt.
  • Cilt alt? ya? dokusu.
  • Kasların koruyucu kıl?f?.
  • Kas tabakas?.
  • Karın iç zar?.
  • Uterus zar?.
  • Uterus kas?.
  • Amnion zar?.



Sezeryan oran? neden artıyor?
Son yıllarda tüm dünyada ve ülkemizde sezeryan ile do?an bebek oran? hızla artmaktadır. Bugün birçok geli?miş ülkede sezaryan oran? %20-25 arasında seyretmektedir. Yani her 4 veya 5 bebekten biri artık sezaryan ile do?maktadır. Halbuki oran 1970 de %5.5, 1980 de ise %16.5 idi. Bu da sezeryanın birçok hekim ve aile tarafından yaygın bir şekilde benimsendi?inin göstergesidir.
Sezeryan oranının art???nda bir başka neden hekimlerin eğitimlerindeki değişikliklerdir. Örneğin eskiden bebeğin  ters geli?lerinde vajinal doğum daha çok uygulanan bir doğum ?ekli idi. Böyle olunca eğitim gören hekimler vajinal yoldan ters doğumları yapmakta ustala??rd?. Ama yavaş yavaş sezeryan oran? arttıkça vajinal yoldan do?an  bebek  say?sı azald?. Uzmanlık eğitimi gören hekimler ters gelen bebeklerin vajinal doğumunu ö?renemeden uzman olmaya ba?ladılar. Bu durumda bugün nerede ise hemen her ters doğum sezeryan ile do?urtulmaya başlandı.
Ayn? e?ilim forseps doğum içinde geçerli oldu. Forsepsi eline bile almadan uzmanlık eğitimini tamamlayan bir hekim do?al olarak her zorlu doğumda sezeryan ile doğuma yöneldi.
Artan her sezeryan say?sı daha sonraki doğumlarında sezeryan ile olmasına neden olur.
Yani sezeryan say?sının art??? bir kötü daire şeklinde çalışır durur. Bu kötü daireyi kırmak için son yıllarda daha önce sezeryan ile doğum yapmış Annelerı daha sonraki doğumlarında vajinal yolla do?urtmak e?ilimi artmaktadır.
Aileler sezeryan? neden tercih ediyor
Ça?da? aileler günümüzde küçük kalmak istiyor. En fazla iki çocuk düşünüyor. Bu nedenle daha garanti gördükleri sezeryan? tercih ediyor. ikinci operasyon esnasında da tüplerini başlatarak bir daha gebe kalma korkusundan kurtulmu? oluyorlar.
Sosyoekonomik ko?ulları iyi olan aileler sezaryan? daha fazla tercih ediyorlar. Çünkü bu ailelerin özel hastanelerde, özel hekimlerle doğum yapma ?ansları fazla. Tercihlerini daha iyi belirliyorlar. Ekonomik ko?ulları kötü olan aileler ise devlet ya da sigorta hastanelerinde doğum yapıyorlar. Bu hastanelerde çok gerekmedikçe sezeryana fazla başvurulmuyor. Bu e?ilim sadece ülkemizde de?il, dünyada da böyle.
Bu nedenle özel hastanelerde sezeryan oran? kat kat fazladır. 30 yaşın üstündeki annelerde ve yüksek ö?renim görmü? annelerde sezeryan tercihi çok daha fazladır
Sezeryanın avantajlar?
Birçok durumda sezeryan ile doğum tercih edilir. Bugün geli?miş ülkelerde her 4 doğumdan biri sezeryan ile olmaktadır. Bunun nedenleri şunlardır.
Sezeryan tehlikesiz bir doğum ?ekli haline gelmi?tir.
Normal doğum sırasında  bebek  uzun süreler oksijensiz kalır. Sancılar sırasında olan bu durum uzun sürerse  bebekte  bazı hasarlar olabilir. Sezeryanda böyle bir tehlike yoktur.
Normal doğum sırasında ?kınmalara ve zorlanmalara bağlı olarak rahim ve idrar kesesi sarkmaları olur. Uterus a?z? yırtıklara ba?l? akıntı şikayetleri olabilir. Rahim ağzının genişlemesine bağlı olarak cinsel ilişkide eski zevk kalmayabilir. Sezeryan ile bu sakıncalar ortadan kalkm??tır.
Ço?u zaman normal doğum sonrası çekilen sıkıntılar sezeryan’a göre daha fazla olur. Epizyotomi diki?leri ?i?er, mikrop kapabilir. Anne otururken ve dışkılarken siddetli sanc? yapabilir. Diki?ler iltihap kaparsa epizyotomi kesisi açılabilir ve aylarca süren sıkıntılar do?urur.
Sezeryan esnasında uterus veya yumurtalıklarda mevcut miyom, kist gibi olu?umları çıkarma ?ansı do?ar, Anne ikinci bir ameliyat olasılığından kurtulur.
Sezeryan ile daha zeki bebekler
Ancak sezeryan ile doğumun en büyük amac? do?acak çocukların zeka ve akıl yönünden geri kalmamasın? sa?lamaktır.
Bebek  anne karnında uterus içinde bulunmaktadır. Bebek,  anne’ye göbek kordonu ve plasenta aracıl???yla ba?lıdır.
Doğum eylemi ba?ladıktan sonra sancılar sırasında göbek kordonu sıkışabilir ve bebe?e giden kan ve oksijen miktarı azalabilir. Bu durumda bebeğin beynindeki hücreler ölmeye ba?lar. Bu olay zamanında farkedilmeyip gerekli önlem alınmazsa bebek tüm ömrü boyunca sakat ya da geri zekal? olabilir. Bu geri zekalılık çoğu zaman farkedilmeyecek kadar hafif olur. Ancak çocuk büyüyüp okula gitmeye ba?ladıktan sonra zeka eksikliği belirmeye ba?lar. Derslerde, okullara giri? sınavlarında ba?arı gösteremez.


Sezeryanın riskleri

Herşeye rağmen sezeryan bir operasyondur. Karın açılmaktadır. Karın içi iltihaplanma riski her zaman vardır. Diki?lerde, ciltaltında kanama ve iltihap ile kar??la??labilir.
Sezeryan ile kan kaybı normal doğuma göre daha fazladır. 2. veya 3. kez yapılan sezaryanlar 1. lere göre daha risklidir. Çünkü ilk sezaryandan yap???klıklar kalm??tır. Idrar kesesi yukarı kaym?? olabilir. Idrar kesesinin veya idrar yollarının zedelenme riski vardır.
Sezeryan sonrası diki? bölgesindeki sancılar 3-4 gün devam eder ve anne’nin hareketlerini ve emzirmesini güçleştirir.
Genel anestezi ile yapılan sezeryanlarda anesteziye ba?l? sıkıntılar olabilir. Bu şekilde sezeryan ile doğum yapanlarda anne ölüm oran? vajinal doğuma göre 3-4 kat fazladır.

Sezeryanda mecburiyet

Ba? , çat? uyumsuzlu?u.
En sık sezaryan nedeni  bebeğin  ba?? ile anne’nin kemik çatısının birbirine uymamasıdır. Ya bebeğin  ba?? çok büyük olmakta ya da anne’nin kemik çatısı ileri derecede dar olmaktadır. Ya da ba? ile çat? birbirine uyar büyüklüktedir. Ancak ba?ın kemik çatıya oturu? ?ekli ba?ın çat?dan geçi?ini engeller.
Bazen doğum ilerler,  ba? iyice kemik çatının içine yerleşir. Ama pozisyonu ters oturur. Bir türlü son hareketi yapıp dışarı çıkamaz. Bu durumda sancılar ne kadar güçlü olursa olsun bebeğin  ba?? belli bir noktadan ileri geçemez. Sezeryan yapılmadı?? takdirde hem anne’nin hem de bebeğin  yaşam? tehlikeye girer. Hamilelik sırasında yapılan kontrollerde bu uyuşmazlığı önceden saptayabilmekteyiz. Böylece gereksiz sanc? çektirmeden planl? sezeryan ile doğum yaptırmaktayız.
Bebek  sıkıntıda
Ikinci sık neden bebeğin  sancılar ba?ladıktan sonra sıkıntıya girmesidir. Bu durum bebek  için bir çeşit nefes darlığıdır. Bu durum daha çok gelişmesi geri kalm?? ve anne karnında iyi beslenememi?  bebeklerde görülür. Ayrıca doğum gününün geçmesi, kordonun bebek  boynuna dolanmas?, ya da düğümlenmesi bu sıkıntıya neden olabilir. Bu durumun oluşabileceği düzgün ve dikkatli yapılan kontrollerle anla??labilir ve uygun zamanda anne’yi normal doğuma bırakmadan sezeryanla do?urtmak gerekir.
Geli?me gerili?i olan, yeteri kadar anne karnında beslenememiş bebeklerin eylem sırasında sıkıntıya girme oran? yüksektir. Bu nedenle belirgin gelişme gerili?i olan bebekleri fazla sıkıntıya sokmadan sezeryanla do?urtmak en uygun yol olur.
Bazen  bebek sağlıklıdır ve doğum normal ilerlemektedir. Ama bir süre sonra bebeğin sıkıntıya girmeye ba?ladı??n? gösteren belirtiler ortaya çıkar. Kalp sesleri bozulmaya, bebeğin  dışkısı suyun içinde gözükmeye ba?lar. Bu durumda ya kordon sık??m??tır, ya da plasentada ayrılmalar olmaktadır. Kordonu kısa olan bebek, a?a?? doğru hareket edince sıkıntıya girer. Böyle durumlarda doğum yakınsa anne’ye oksijen vererek, pozisyonun de?i?tirerek ve doğuma aktif olarak yardım ederek vajinal yoldan do?urtma ?ansı değerlendirilebilir. Ama anne uzun sürecek bir doğum sürecinin başında ise sezeryan ye?lenmelidir.
Kanamalar
Üçüncü önemli sezeryan nedeni kanamadır. Eğer bebeğin  sonu önde yerleşmişse ya da doğum bitmeden son ayrılmaya ba?lam??sa çok şiddetli kanamalar olur. Düzenli kontrole gelen annelerde bu tehlikeler önceden farkedilebilir ve zamanında sezeryan yapılarak hiç bir tehlike yaşamadan hamilelik sonlandırılır. Yüksek tansiyonu olan veya son aylarda tansiyonu yükselmiş hamilelelerde son ayrılma riski daha fazladır.
Ters Duru?lar
Dördüncü önemli neden bebeğin  uterusta ters ya da yan durmasıdır. 100 hamilelikten %95′inde en geç son ayda bebeğin  ba?? a?a?? doğru dönerek kemik çatıya yerleşir. 100 hamileden 5′inde ise bebek  bu dönüşü yapamaz ve poposuyla kemik çatıya yerleşir. Burada ters geli? söz konusudur.
Doğum eylemi sırasında ba? önden ise doğum yolunu açar. Ba?ın geçti?i her yerden gövde rahatlıkla geçer. Çünkü gövde ba?a göre daha esnektir. Bu nedenle popo önde giderken doğum yavaş ilerler. Poponun geçti?i yerden ba? geçemeyebilir.
Ters geli?te vajinal yoldan doğum yaptırmaya çalışmak,  bebeğin  geleceği ile kumar oynmaktır. Doğumun son anına kadar neler olaca?? bilinemez, bebeğin vücudu do?up kafası içeride sıkışabilir. Bebek  canl? bile do?sa ileride bir çok sakatlıklar ortaya çıkabilir. Onun için ters geli?lerde doğum sancılarını beklemeden sezeryan yapmak en uygunudur.
Di?er nedenler
Bebe?in  çok iri olması, anne’ye ait şeker, tansiyon gibi hastalıklar, sonun önde gelmesi, ikiz hamilelikler, erken doğumlar sayılabilir.
Eski Sezeryanlılar
Bu konudaki genel e?ilim daha önce sezeryanla doğum yapmış anneleri yine sezeryanla do?urtmaktır. Öncelikle ilk doğumda sezeryana yol açan neden sürüyorsa sezeryan kararı verilir. Bu neden ortadan kalkm?? olsa bile eski diki? yerlerinin zorlanmasından ve açılmasından korkulur. Bu nedenle yerleşmiş bir deyi? vardır.”Bir kez sezeryan, daima sezeryan”. Ancak bu yakla??m son yıllarda de?i?mi?tir. Geli?miş ülkelerde sezeryanla doğumun maliyeti normal doğuma oranla çok fazladır. Bu nedenle özellikle özel sağlık sigortası yapan ?irketlerin de zorlamasıyla daha önce sezeryanla doğum yapmış annelere ikinci hamileliklerinde vajinal doğum denenmesi yaygınlaşmaktadır.
Son yıllarda ABD’de eski sezeryanlıların %60 a yakın? vajinal yoldan do?urtulmaya ba?lanm??tır. Iyi seçilmiş olgularda vajinal doğum ?ansı oldukça yüksektir. O korkulan rahim yırtılmasının görülme sıklığı da fazla değildir. Ancak ülkemizin ko?ulları henüz bu yakla??mın çok uza??ndadır. Çünkü bu hamilelerde doğum eyleminin çok dikkatli izlenmesi gerekirki bu özel hastanelerde bile mümkün değildir. Ayrıca ülkemizde hastalara kendilerine yapılan işlemleri anlatan epikriz dediğimiz tıbbi raporun verilmesi yaygın değildir. Bu durumda ilk sezeryanın gerekçeleri bilinemez. Uterusa yapılan kesinin yeri önemlidir. Eğer kesi biraz yukarıdan yapılm?? ise vajinal doğum sırasında yırtılma riski aşağıdan yapılm?? kesilere göre daha fazladır.

Iste?e Ba?l? Sezeryan
Hiçbir tıbbi gereklilik yokken iste?e ba?l? sezaryan yapılması ne kadar doğrudurı Bu oldukça tart??mal? bir konudur. Bazı hekimler keyfi sezeryana kar??dır. Gerekmedikçe sezeryan yapmazlar. Ama ço?u hekim keyfi sezeryan? benimsemi?tir. Bana göre de bir ailenin sezeryan tercih etme hakk? olmalıdır. Bir ki?i vücuduna ne gibi giri?imlerde bulunulabilece?i hakkında karar verebilir. Annede normal doğum yerine sezeryan? ye?leyebilir.
Epidural anestezi ile sezeryan

  • Anne uyumadı?? için bebeğini çıkt??? anda görebilir.
  • Uyu?turucu verilmedi?i için bebek  çok sağlıklı do?ar.
  • Genel anestezide bebeğin  az ilaç alması için çok hızl? çıkarılması gerekir. Bu nedenle kan kaybı fazla olur, dokular daha fazla zedelenir. Oysa epidural anestezide aceleye gerek yoktur. Böylece ameliyat sonrası iyileşme daha çabuk olur.
  • Genel anestezi alındığında, alınan gazlara bağlı olarak  bebek  çıktıktan sonra uterus iyi kasılamaz ve kan kaybı fazla olur. Epidural anestezide ise böyle bir risk yoktur.
  • Ameliyat sonrası a?rı duyulmaz. Çünkü sadece kesilen yerler uyu?mu?tur. Gaz sanc?sı oluşmaz.