Silikozis hastalığı nedir, Silisyum maddesinin çok uzun süre solunmasıyla, akciğere silisyum maddesinin gitmesiyle  meydana gelen silikozis hastalığı  taş ocağı, tünel ve diğer maden i?çilerinin silisyum tozlarını uzunca bir süre solumaları sonucu gelişen bir pnömokonyozdur. Silisyum akciğerler için çok tahriş edici bir maddedir. Bunun sonucu akciğerlerde yaygın iltihaplar ve bunu izleyen fibroz odakları ortaya çıkar. Hastalığın solunum sistemini bozup klinik belirtileri ortaya çıkarması 20 – 30 yıl gibi uzun bir çalışma süresini gerektirmektedir. Fakat bu tozlara yoğun bir biçimde hedef olan işçilerde hastalığın ortaya çıkması için 10 yıl yetmektedir. Hastalık uzun süre belirti vermeksizin sinsice ilerler. Akciğer dokusundaki değişiklikler zamanla amfizem, bronşektazi, kronik bronşit veya kor pulmonale tablolarına neden olabilir ve hastada bunlarla ilgili belirtiler ortaya çıkmaya ba?lar. Nefes darlığı, hızlı solunum, öksürük, halsizlik, göğüs ağrısı, ses kısıklığı, morarma, kan öksürme gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bütün bu belirtiler genellikle ilerlemiş vakalarda ortaya çıkar. Bu da hastalığın teşhisinde gecikmeye neden olmaktadır. Silikozisli hastaların tüberküloz hastalığına yakalanma riskleri diğer insanlara oranla daha yüksektir.
Tedavi
Silikozis vakalarının da özel bir tedavisi yoktur. Çal??ma koşullarının sağlığa uygun bir düzeye yükseltilmesiyle, çalışma alanlarının havalandırılması ve tozlardan yeterince temizlenmesi maden ve tünel i?çilerinin bu hastalığa yakalanmalarını önlenmektedir.

Silikozis Riskinin Oldu?u Bazı ?? Kollar?:

  • Ta? ocaklar?,
  • Kuvars değirmenleri,
  • Kum püskürtme işleri,
  • Madenciler,
  • Tünel kaz?cılar?,
  • Dökümcüler,
  • Cam sanayi,
  • Seramik,
  • Vitray yapım?,
  • Çimento üretimi,
  • Çanak-çömlek yapım?,
  • Kiremit, tu?la, balçık üretimi.


Silikozisde Belirti ve Klinik Bulgular

Burada temel olan kişinin yaptığı i?in ve geçmişte çal??t??? işlerin çok iyi olarak sorgulanmasıdır. Halen masa başında ya da hizmet sektörü gibi toz ve silika maruziyeti olmayan bir i?te çalışmakta olan bir kişi geçmişte silika maruziyetinin olduğu bir i? kolunda çal??m?? olabilir. Bu nedenle birçok hastalıkta olduğu gibi özellikle i? ve çevresel öykünün rolü büyüktür. Ancak burada hemen ?unu belirtmek gerekir ki silikosis klinik bulgularla tanı konulmayan, konulmaması gereken bir hastalıktır. Bunun iki nedeni var: birincisi silikosise özgü patognomonik bir klinik belirti ve bulgunun olmaması, ikincisi de genel interstisiyel akciğer hastalıklarında olan belirti ve klinik bulguların ortaya çıkması durumunda çok geç kalınmış olmasıdır. Erken evrede kişide ya hiç belirti yoktur ya da bunlar daha çok solunum sisteminin özgün olmayan belirtileridir. ilerlemiş olgularda efor dispnesi, kişinin efor kapasitesinin giderek kısıtlanmas?, daha önce yapmakta olduğu eforların çok az? ile bile belirgin nefes darlığının ortaya çıkması tüm interstisiyel akciğer hastalıklarına özgü bir belirtidir. Fizik incelemede ral-ronküs- ekspiryum uzaması gibi bulguların özgünlü?ü de yoktur. Progressif masif fibrosis olması durumunda toraksta bilateral bazallerde ön-yan alanlarda inspiratuvar ince raller duyulması de?erlidir. Ancak tablonun geri dönüşümsüz aşamaya geldiğinin göstergesidir. Temel olan erken evrede tanı konulmasıdır.
Erken tan?

  • Yukarıda verilen işlerden birinde kişinin çalışıyor ya da çal??m?? olması öyküsü,
  • Radyolojiye neden olacak başka patolojinin klinik ve laboratuvar incelemeleri ile gösterilememesidir.